Ruth Biller, Revogue, 2019, Oil on canvas, 90x130cm

How do you feel during this time of lockdown; how do you think this period will affect your art-making process or does it already have an impact on your productions?
My stay as Artist in Residence in Maison de Barbara in Ayvalık took place under the influence of COVID-19 events. Since I was in a special environment and not at home, I was very intensely aware of what it means not to know what can happen in the very near future. I was prepared to work in a concentrated manner and I was very focused. That’s why I didn’t feel isolated, on the contrary, it supported my creative phase without distraction.

Do you keep producing works during this time? If yes, how do you produce under the changing conditions, do the materials you use differ?
Since I was making a diary in pictures, I had the idea to put these special circumstances into film. I hadn’t planned that before. I sat in front of the camera and described my situation. I was also affected by the flight stop. I mainly worked on my paintings.

What are you dreaming of doing following COVID-19?
In my film, I reflected on what social changes are necessary, also and especially in view of the human disasters on the European-Asian border. In view of the suffering of many people, especially in the cold of March and April near Lesvos, I wish for peace and more humanity.

Are there any differences between your plans before and after COVID-19?
I can’t plan much at the moment. My exhibition in May is unsafe – everything that takes place in public space is canceled. So, the possibilities have changed for me, works can only be published in digital space. Painting works through matter and the direct dimension.

What changes occurred in your daily routine?
I am currently in quarantine in Berlin. I read the news, have to regulate my purchases and process my impressions. Otherwise I would move around the city, I can’t do that now.

As an artist, how would you describe the current situation of the world?
Art has become very global in the past 10 years. This created structures that confront artists with complicated and difficult to understand earnings models. The pressure is enormous in the face of an international elite.

Has the current isolation given you the opportunity to do or create something that you haven’t had a chance before?
Perhaps there is a short period in which artists create intimate works, more personal and more thoughtful.

Unfortunately, your works cannot be seen physically in this period of time. Can you tell us about your new works conceptually?
My painting and my film have the title: “And still it will be spring”. Nature moves in the rhythm of becoming and passing away, it copes with the pandemic through renewal… My concept uses it.

Karantina döneminde nasıl hissediyorsunuz; bu süreç üretimlerinize nasıl yansıdı ya da yansıyacak?
Ayvalık’taki Maison de Barbara’da misafir sanatçı olarak bulunduğum süre COVID-19 olaylarının etkisi altında geçti. Evde değil de, özel bir ortamda olduğum için, yakın gelecekte neler olabileceğini bilmemenin ne anlama geldiğini çok yoğun bir şekilde anladım. Kendimi konsantre olarak çalışmaya hazırlamıştım ve tamamen işime odaklandım. Bu yüzden kendimi fazla izole hissetmedim. Aksine, bu süreç dikkatim dağılmadan yaratıcı olmamı destekledi.

Bu süreçte üretmeye devam ediyor musunuz? Evet ise değişen şartlar altında üretim şekliniz, kullandığınız malzemeler farklılık gösteriyor mu?
Resimli bir günlük tuttuğum için, aklımda bu özel koşulları bir filme aktarma fikri oluştu. Bu, daha önceden planladığım bir şey değildi. Kameranın önüne oturdum ve durumumu anlattım. Uçuş yasağından da etkilenmiştim. Genellikle resimlerim üzerinde çalıştım.

Bu süreç bitimindeki hayalleriniz neler?
Filmimde, özellikle de Avrupa-Asya sınırındaki insan trajedileri göz önüne alındığında, hangi sosyal değişikliklerin gerekli olduğunu irdeledim. Midilli adası civarlarında, özellikle de Mart-Nisan aylarındaki soğuklarda, pek çok insanın acı çektiğini düşündüğümde, barış ve daha fazla insanlık diliyorum.

COVID-19 öncesindeki planlarınız ile sonrası arasında farklılık var mı?
Şu anda pek fazla plan yapamıyorum. Mayıs ayındaki sergimin durumu belirsiz, çünkü kamusal alanda gerçekleşen her şey iptal edildi. Dolayısıyla, olasılıklar benim için değişti. İşler sadece dijital ortamda sergilenebiliyor. Resim, madde ve doğrudan boyut üzerinden çalışır.

Günlük rutinlerinizde ne gibi değişiklikler oldu?
Şu anda Berlin’de karantinadayım. Haberleri okuyorum, satın alımlarımı organize etmek zorundayım ve izlenimlerimi işlemden geçiriyorum. Başka zaman olsa şehirde dolaşırdım, ancak bunu şimdi yapamıyorum.

Sanatçı gözünden dünyanın içinde bulunduğu durumu nasıl yorumlarsınız?
Sanat son 10 yılda çok küresel hale geldi. Bu da sanatçıları karmaşık ve anlaşılması zor kazanç modelleri ile karşı karşıya getiren yapıtlar ortaya çıkardı. Baskı, uluslararası elit tabaka karşısında çok büyük.

Sosyal izolasyon süreci, size yapmak istediğiniz ama zamansızlıktan dolayı yapamadığınız bir iş, üretim için zaman sağladı mı?
Belki de bu, sanatçıların daha kişisel, daha düşünceli ve samimi çalışmalar yarattığı kısa bir zaman dilimi olacak.

Bu süreçte eserleriniz maalesef somut olarak görülemeyecek, bu nedenle çalışmalarınızdan kavramsal ve biçimsel olarak bahsedebilir misiniz?
Resmimin ve filmimin başlığı “Ve yine de bahar gelecek”. Doğa, olma ve ölme ritminde hareket eder, yenilenme yoluyla salgınla baş eder… Ben de bu kavramı kullanıyorum.

Ruth Biller, Lost, 2019, Gouche on paper, 50×40 cm

Ruth Biller, 27.3.2020